Makale
Kafanın İçi.
Aynı sahneyi yeniden oynatan zihin, geceleri yatışmayan iç ses, kendine söylenen cümleler. Düşünmenin kendisini düşünüyoruz — jargonsuz, kaynaklı.
Öne çıkan yazı
Karar yorgunluğu diye bir şey var — ama sandığımız kadar sağlam mı?
Akşam menüyü seçemiyorsan suç beynindeki tükenen 'irade kası' mı? Belki. Ama o ünlü deneylerin tekrarı pek de yolunda gitmedi.
5 dk okumaOkumaya başla →
Bu kategorideki diğer yazılar
Kafanın İçi
5 dk okuma
İçimden bir ses öyle diyor — peki o ses neye dayanarak konuşuyor?
Sezgi bazen şaşırtıcı isabetli, bazen tam tersi. Aradaki farkı iki koşul belirliyor: hangi alanda ve ne kadar geri bildirim aldın.
Kafanın İçi
5 dk okuma
Bulaşık yıkarken aslında neredeydin?
Bir araştırmaya göre uyanık olduğumuz saatlerin neredeyse yarısında zihnimiz başka bir yerde — ve bu zihinsel kaçış bizi mutlu etmiyor.
Kafanın İçi
4 dk okuma
Herkes sana bakıyor sanıyorsun — peki ya kimse fark etmediyse?
Saçın kötü, lekeli tişört üstünde, az önce yanlış bir şey söyledin. Herkes gördü, değil mi? Muhtemelen hayır.
Kafanın İçi
5 dk okuma
O konuşmayı kafanda 40. kez oynatıyorsun — peki film hiç değişiyor mu?
Gece 02.13. Sen hâlâ üç gün önceki tartışmayı zihninden tekrar izliyorsun. Buna ruminasyon deniyor ve düşündüğün gibi çalışmıyor.
Kitaplıktan & Filmlerden
1990
Akış: Mutluluk Bilimi (Flow: The Psychology of Optimal Experience)
Psikolog Csikszentmihalyi, insanların kendilerini en iyi hissettikleri anların ortak özelliğini araştırıyor: bir işe öyle dalmışsın ki zaman kaybolmuş, kendini unutmuşsun. Kitap bu duruma 'akış' adını veriyor ve bu hâlin nasıl ortaya çıktığını anlatıyor.
Okurken şunu fark edeceksin: en keyifli anların çoğu, kanepede dinlenirken değil, seni zorlayan ama altından kalkabildiğin bir işin ortasında yaşanmış.

2011
Hızlı ve Yavaş Düşünme (Thinking, Fast and Slow)
Psikolog Daniel Kahneman, zihnimizin iki farklı çalışma modunu anlatıyor: hızlı, otomatik ve sezgisel olan ile yavaş, çaba isteyen ve hesaplayan. Kitap boyunca bu ikilinin kararlarımızı nasıl şekillendirdiğini gündelik örnekler ve küçük zihin oyunlarıyla gösteriyor.
Okurken şunu fark edeceksin: 'ben mantıklı biriyim' hissinin kendisi de bir his.

2004
Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind)
Joel, ayrıldığı sevgilisi Clementine'in kendisini hafızasından sildirdiğini öğrenince aynı işlemi yaptırmaya karar verir. Ama silme işlemi sürerken, zihninin içindeki anılarda gezinirken fikri değişmeye başlar.
İzlerken şunu fark edeceksin: acı veren anıları silmek kulağa cazip geliyor ama o anılar, kim olduğumuzun da parçası.

2020
Soul
Müzik öğretmeni Joe, hayalindeki caz sahnesine çıkma şansını yakaladığı gün beklenmedik bir kazayla kendini 'Öncesi Dünyası'nda bulur. Dünyaya dönmeye çalışırken, yaşamaya bir türlü ikna olamayan 22 numaralı ruhla yolu kesişir.
İzlerken şunu fark edeceksin: film 'hayatının amacı' fikrini tatlı tatlı söküyor.
